ANDIZ OTU (AT GÖZÜ)

ANDIZ OTU (AT GÖZÜ)

 

Diğer isimleri:

 

Andız otu (Türkçe)

At gözü otu (Türkçe)

Indusotu (Türkçe)

Alant (Almanca)

Inula Helenium L. (Latince)

 

 

Familya Bilgisi:

 

Compositae

 

Genel Bilgiler:

 

Görünüş itibari ile bildiğimiz ve çok yakından tanıdığımız Ayçiçeğine benzer görünümü ve halk arasında yabani ayçiçeği olarak bilinmesi bize yabancı olmadığını gösterir. Birçok isimle anılan andız otu at gözü olarak da bilinmesi ve Latince ismi Inula Helenium olarak bilinir. Andız otunun geçmişi Truva tarihin efsanesine Helen’e kadar uzar geçmişi köklü olduğunu gösteren bir şifa deposu olarak anılır.

 

Dünyada ki Konumu:

 

Inula Helenium (Andız otu) Güney ve merkez Avrupa ve Batı Asya bölgelerine ait olan geçmişi köklü olan bir mevki konumuna sahiptir. Ayrı etten Kuzey Amerika’da yetiştirmekte olan Andız otu uyum sağlamakta sıkıntı çekmediğini buradan anlayabiliriz.

 

Tıbbi Kullanımı ve Faydaları/Yan Etkileri

 

Avrupa ülkelerinde uzun süre araştırma ve uzman klinik çalışanların denemeler sonucu netleşen detaylardan bir kaçı şu şekilde sıralanabilir:

 

  • İdrar kesesinden canlılık sağlar ve arttırıcı etkisi vardır.
  • İnsan vücudunu güçlendiren toniksel yapısı mevcuttur toniktir.
  • Terleme oranını arttırır. Nezleyi önler ve göğüs kafesini yumuşatır.
  • İçinde yer alan kimyasal özelliği ile damar büzücü olarak bilinen özelliği ile yara iyileştirmede de etkilidir.
  • Astım ve amfizem durumlarında rahatlatma özelliğine sahip.
  • İçerisinde yer alan asit nedeniyle tadı acı ve iştah açma ile sindirimi kolaylaştırma bileşenlerine sahip.

 

ANASON

ANASON

Latince Adı: Pimpinella Anisum Diğer Adları: Maydanozgiller familyasındandır. Sağlığa faydalı etkileri eski Mısırlılarla Romalılar döneminden beri bilinen ve bolca kullanılan anason, Türkiye’de Ege ve Akdeniz bölgelerinde, özellikle Burdur yöresinde yetiştirilmektedir. Anasonun yaprakları yeşil renkli, güzel kokulu, yuvarlak biçimli ve hafif tüylüdür. Yaz sonunda açan ve yıldıza benzeyen beyaz çiçekleri salkımlar halindedir. Bitkinin, tedavide kullanılan tohumu da güzel kokulu, açık gri-kahverengi ve yumurta biçimindedir. Anason tohumu, ülkemizde pastacılıkta ve rakının yapımında kullanılır.

 

Anasonun tohumunda sabit ve uçucu yağlar, nişasta ve yapışkan bitki sıvısı bulunur. Uçucu yağlar, anetol ve estragol adlı maddeler ve bazı aldehitleri içerir.

 

Faydaları ve Kullanım Şekli: Tohumunun bileşiminde bulunan uçucu yağ sayesinde mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır. Yatıştırıcı, rahatlatıcı ve spazm çözücüdür. Uykusuzluğa karşı etkilidir. Tohumu soğuk algınlığı, öksürük, soluk borusu enfeksiyonları, boğmaca ve bronşit gibi rahatsızlıklarda çay gibi demlendirilerek rahatlatıcı antiseptik olarak içilir. Göğsü yumuşatır. Emzikli annelerde süt gelişini artırır. Bütün bu etkileri sağlamak üzere, anasonun olgun tohumları yaz ortası ile sonbahar arasında toplanır. 1-2 tatlı kaşığı anason tohumu alınıp uçucu yağını bırakması için hafifçe ezilerek üzerine 1 bardak kaynar su dökülür. Kabın üstü iyice kapatılıp 5-10 dakika süreyle demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, sindirimle ilgili şikâyetlerde infüzyon yemeklerden 15-20 dakika önce alınır.

Alıç

ALIÇ

 

Latince Adı:

 

Crataegus Monogyna, Crataegus Oxycantha. Diğer İsimleri: yemişen, ekşi muşmula Nisan-Mayıs aylarında kokulu ve pembemsi beyaz renkli çiçekler açan, orman ve yol kenarlarında rastlanan dikenli bir ağaçtır. 20 kadar alıç türü ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yetişir. Muşmulaya benzeyen meyveleri kırmızı ya da koyu sarı renklerde, mayhoş bir tada sahiptir. Çiçekler tamamen açılmadan, ağacın kabukları ve meyveleri ise sonbaharda toplanıp kurutulmak suretiyle kullanılır. Kurutulmuş çiçekler, meyveler ve kabuklardan toz halinde veya kaynatılarak faydalanılır.

Çeşitli flavonlar, sıtasterin, adenozin, adenin ve guanin gibi maddeler ve başta C vitamini olmak üzere çeşitli vitaminler içerir.

 

 

 

Faydaları ve Kullanım Şekli:

 

Önemli bir kalp ve damar sağlığı destekleyicisi olan alıç, kalp damarlarını genişleterek kanın daha rahat pompalanmasını ve dolaşmasını sağlayarak beyne kan akışını arttırır. Alıç çiçeğinden yapılan alıç çayı ile alıç meyvesi kalp krizi riskini azaltır ve kalp krizi sonrası iyileşmeyi kolaylaştırır. damar sertliğine karşı koruyucudur. Sinirler üzerinde yatıştırıcı etkisi ile sinir bozukluğunu ve sinirsel çarpıntıları giderir. Uykusuzluğa iyi gelir. Mideyi kuvvetlendirir. Spazm çözücü ve idrar söktürücüdür. Cinsel gücü arttırır. Alıç, doktor kotrolünde olmak kaydıyla bilhassa ateşli hastalıklardan sonra yorulan kalbi kuvvetlendirmek ve kalpteki ritm bozukluklarını tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Kalple ilgili etkiler için, kurutulmuş alıç çiçek ve yapraklarından 2 çay kaşığı kadar miktar birer cezve suda 20 dk. kaynatılır ve günde 3 kez içilir. Bu suya 2 veya 3 çay kaşığı bal da eklenebilir. Diğer bir reçete de sakinleştirici etkisi sebebiyle oğul otu katılarak hazırlanır. Eşit oranda alıç yaprakları, alıç çiçekleri ve oğul otu çiçekleri kurutularak karıştırılır. Bundan 1 çay kaşığı, 1 bardak kaynamış suda 10 dk. süreyle bekletilir. Bu infüzyondan sabah akşam birer bardak içilir. için gökçe, alıç çiçekleri, papatya ve kediotu kökü kurutularak eşit miktarlarda karıştırılır. Bu karışımdan 2 çay kaşığı, 1 bardak kaynamış suya atılarak 1 gün beklenir. Bu şekilde hazırlanan Sıvı, sabah akşam birer bardak olarak içilir.Lapa haline getirilip şişliklerin üzerine konursa şişliği giderir. Suyu şerbet yapılıp içilirse baş ağrısını keser. Alıç, vücutta alışkanlık yapmadığı ve birikerek vücuda zararlı olabilecek maddeler içermediği için uzun süreli olarak kullanılabilir. Zaten etkilerini göstermesi için belli bir süre kullanmak gerekmektedir.Çarpıntı için 2 kısım oğul otu, 2 kısım kediotu kökü, 3 kısım alıç çiçeği ve 3 kısım müge kurutulmuş olarak karıştırılır. Bu karışımdan 2 çay kaşığı bir bardak kaynamış suya atılır, 20 dk. beklenir, hazırlanan bu çay günde 2 kez içilir.

AKDİKEN

AKDİKEN

 

Latince Adı: Rhamnus catharicus (catharica)

 

Diğer Adları:

 

Ateş tacı, barut ağacı, geyikdikeni Hünnapgiller familyasından olan akdiken, Kuzey Anadolu bölgesinin dağlık yerlerinde yabani olarak ye tiştiği gibi, park ve bahçelerimizde süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir. Yaprakları sivri uçlu ve parlak yeşil renklidir. Sarımsı beyaz renkli çiçekleri yazın açar. Olgunlaşan çiçekleri yeşil renkli yuvarlak tadı mayhoş ve biraz da acı olan meyveler verir. Sonbahara doğru sararan bu meyveler birçok kuşa yem olur. Akdiken bitkisinin meyve ve yapraklarında ramnoksantin ve lokain adı verilen maddeler ile antrakinon türevleri ve C vitamini bulunur. Faydaları ve Kullanım Şekli: Akdiken bitkisi, etkili ve kullanılması güvenli bir müshildir. İdrar söktürücüdür. Vücut fonksiyonlarını düzeltici ve olumlu yönde değiştirici etkisi de vardır. Bu etkileri sağlamak için, akdiken bitkisinin meyve ve yapraklarından 2 tatlı kaşığı alınarak 1 bardak kaynamış suya konulup 10-15 dakika süreyle demlendirilir. etkili olmak üzere (sabahleyin) 1 bardak olarak içilir. Ya da bitkinin olgun meyvelerinden 10 tanesi sabah kahvaltısından önce yenir. Bitkinin meyve ve yaprakları başka şekillerde de ilaç haline getirilebilir. Bunlar sonbaharda toplanıp gölgede kurutulur. Yukarda tanımı verilen şekilde infüzyonu hazırlanır ve içilir. Ya da bitkinin meyvelerine biraz şeker ve su katılıp kaynatılarak şurup hazırlanır. Bu şuruptan kahvaltı öncesi bir yemek kaşığı alınır. Uyarı: Akdikenin yukarda verilen dozları, bazı kişilerde bulantı ve ishale yolaçabilir. Bu durumda dozaj azaltılmalıdır.

AHUDUDU

AHUDUDU

 

Latince Adı: Rubus İdaeus Diğer Adları: Ağaççileği, Dağçileği, Ormançileği. Gülgiller familyasındandır.

 

Ülkemizde orman, koruluk ve fundalıklarda sıkça yetişen çok yıllık ve çalı görünüşlü bir bitkidir. Gövdesi ve dalları dikenlerle kaplıdır. Kenarları dişli yeşil yaprakları, haziran-temmuz aylarında açan beyazımsı çiçekleri vardır. Bu çiçekler olgunlaşınca kırmızı ya da beyaz renkli, hafif tüylü ve hoş kokulu, duta benzeyen ama daha iri meyvelere dönüşür. Meyveleriyle şurup, şekerleme, reçel, dondurma, pasta, likör ve meyve suyu yapılır. Taze meyvesi kısa zamanda bozulduğundan dondurularak saklanır. Ahududunun yapraklarında tanen, meyvelerinde uçucu ve sabit yağ, pektin, meyve şekeri, malik ve sitrik asitler (dolayısıyla C vitamini) bulunur.

 

Faydaları ve Kullanım Şekli:

 

Doku ve damar büzücü etkisi vardır. Peklik vericidir. Vücuda dinçlik veren güçlendirici bir toniktir. Terletici, ateş düşürücü ve serinletici etkileri vardır. İshali ve kadınlarda beyaz akıntıyı kesmekte faydalıdır. Kadınlarda aybaşı döneminde aşırı kanamayı azaltır, aybaşı kanamasını düzene sokar. Uzun yıllardan beri, doğum yapacak kadınların rahim dokusunu güçlendirmek, doğum sırasında kasılmaları düzenlemek, doğum sancısını azaltmak ve doğumu kolaylaştırmak amacıyla hamilelikte ve doğuma yaklaşılan dönemde düzenli olarak ahududu alınmalıdır. Bu etkileri sağlamak üzere, ahududunun yaprakları körpe olarak toplanır ve niteliğini koruması için iyi havalandırılmış gölge bir yerde ağır ağır kurutulur. Meyveleri ise olgunlaştıkça koparılır. 2 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir ve bir infüzyon elde edilir. Bu infüzyon istenildiği kadar içilebilir. Ayrıca ahududu, boğaz ve bademcik enfeksiyonlarında iyileştiricidir. Ağız ülserleri ve kanayan dişetlerini de iyileştirir. Bu etkileri sağlamak için, yukarıda tarifi verilen infüzyonla sık sık derin gargara yapılır. Yapraklari boğaz hastalıklarında gargara için kullanılır. Çiçeklerinden romatizma ve gut hastalıkla rında faydalanılır. Taze olarak, seker ve böbrek hastaliklarinda perhiz yiyecegi olarak istifade edilir.

AĞAÇ KAVUNU, ACI KAVUN

AĞAÇ KAVUNU, ACI KAVUN:

 

(EBU CEHİL KARPUZU, CIRDATAN, HANZAL, EŞEK HIYARI, ACI ELMA,ACI HIYAR,KARGA BÜKEN, CEVZ-İ MUKAYYİ,ACI DÜLEK)

 

LATİNCESİ: Citrullus Colocynthis.

 

YETİŞTİĞİ YER ve ÇEŞİTLERİ: Çöplükte yetişir .Dişi ve erkek olmak üzere iki çeşittir

 

KULLANILAN MADDESİ: Yaprağı ,meyveleri, çekirdeği kökü. TIBBİ ÖZELLİK ve

 

FAYDALARI: – Zehirlidir 2 gramdan fazlası öldürür. Haricen kullanılır. – Sarılık hastalığında buruna suyu damlatılırsa hasta sarılıktan kurtulur. Yine suyu buruna çekse gözdeki sarılığı geçirir. Safrayı yok eder safrada olan istifarı önler. kimseye yedirilir ve sokan yere sürülürse faydasını görür. -Yaprağı su ile pişirilip yenilirse müzmin kabızlığı geçirir. -Yine taze yaprağı deşilmemiş urların üstüne konulursa iyi gelir. -Kan akan yere konulursa kanı keser. Yaralara faydalıdır. -Yaprağı zeytinyağıyla pişirilip kulağa damlatılırsa kulak gürültüsüne iyi gelir. Karna sürülürse karın ağrısını keser. -Çıkması icap eden diş yerlerine sürülse kolaylıkla çıkartır. -Bu bitkiyi daima münasip ilaçlara karıştırılıp kullanmalıdır, mümkün olduğu kadar yalnız kullanmamalıdır. Lavman olarak kullanmak icap ediliyorsa bala ve diğer ilaçlara karıştırılarak içilebilir. Yenilecek miktarı gramın altında biri kadar olmalıdır. Baharda kullanmalı, yaz ve kış kullanılmamalıdır aksi halde fazla kan söktürür mideye zararlıdır. -Kökü kaynatılıp buharına oturulursa basura iyi gelir, fitil olarak rahim yoluyla kullanılırsa cenini düşürür.

 

1 Sinir hastalıklarına 2 Saçkıran 3 Cüzzam 4 Vesveseye iyi gelir. 5 Kaşıntıları geçirir. AĞAÇ KAVUNU: (LİMON KAVUNU) LATİNCESİ: Citrüs medica,utruç

 

YETİŞTİĞİ YERveÇEŞİTLERİ:Akdeniz kıyılarında yetişir.

 

KULLANILAN MADDESİ: Çekirdeği, yaprağı kabuğu.

 

TIBBİ ÖZELLİK VE FAYDALARI: – Turunçgillerdendir. Limona benzer içinin ekşisi soğuk ve kurudur. Yaprakları mavimsi ve pembedir. – Kabuğu çiğnenirse ağız kokusunu giderir. Kabuğu yakılıp cüzzam yaralarına sürülürse iyi gelir. Yine kabuğunun suyuyla yaraları pansuman yapmak iyi sonuç verir. Yılan sokmada suyunu içmek iyi gelir. Kabuğu yemeğe katılırsa hazmı güçlendirir. önler. Mide ve ciğerlerin hararetini indirir. Kabızlığı giderir, kalbe kuvvet verir, çarpıntıyı keser ısıtmaya iyi gelir. -Boğazına sülük kaçan kimseye bir fincan ekşi suyundan içilirse, sülük derhal düşer. Ağaç kavunun kendisini de yaprağını da koklamak baş ağrısını geçirir ,ferahlatır,serinletir. -Çiçeği açılmadan toplanır,5 gün su içinde bırakılır ve her gün acılığı gidene kadar suyu değiştirilir.Sonra balla karıştırılarak marmelat yapılır. Kış mevsiminde soğuk algınlığında bronşit hastalığında nefes darlığında bir miktar yenirse iyi gelir. Yaprağı da meşale iltihabına iyi gelir. – Çekirdeğinin kabuğu dövülüp akrep sokan yere konulsa iyi gelir. Yine bu külü iltihaplı diş diplerine ve ödemlere sürülürse fayda verir. Kabuğu sirke içinde bir müddet bırakılıp sonra elbise içine konulursa elbiseleri güvende korur.

ADAÇAYI

ADAÇAYI

 

Latince Adı: Salviae Folium Diğer adları: dağ çayı, daldırma çayı, elma çayı, dağ elması çayı, çalba çayı, dişotu, meryemiye. Ballıbabagiller familyasından olan adaçayı ıtırlı bitkilerdendir. 450 kadar türü vardır. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yetişir. Adaçayının, kışın yapraklarını dökmeyen, haziran ve temmuz aylarında açan ve menekşeye benzeyen çiçekleri oldukça keskin kokuludur. Yaprakları, bazı türlerde alacalı, hatta kırmızı ve mor renklerde olur. Çiçekleri genelde mor-mavi renkli iken, seyrek de olsa beyaz ya da pembe renkli çiçek açan türleri de görülür. Tıbbi adaçayı. Bu yapraklardan hazırlanan çay, uzun zamanlardan beri vücudu güçlendiren tonik olarak içilmektedir. Adaçayının çiçek açmaya haşladığı ilkbahar sonu ile yaz başlarında yaprakları toplanıp 35 C derecenin altında, gölge yerlerde kurutulur. Bitkinin taze yaprak ve çiçek kısımları kullanılabileceği gibi yaprak kısımları kurutulup saklanabilir ve daha sonra tüketilebilir. Ayrıca bitkinin toprak üstü kısmından elde edilen uçucu yağ da sıklıkla kullanılmaktadır. Anadolu adaçayından “elma yağı” veya “acı elma yağı” denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi adaçayına benzer fakat tıbbi adaçayı şifalılık bakımından daha etkilidir.

 

Faydaları ve Kullanım Şekli:

 

Pek çok ilacın bileşiminde kullanılır. Sıkça içildiğinde vücuda kuvvet ve dinçlik verir, kalp krizi tehlikesini azaltır, Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar, ishali keser. Uyarıcı etkisiyle kan dolaşımını hızlandırır, gö-ğüs açıcı ve rahatlatıcı etkisi astım hastaları için faydalıdır. Sinirli olanlara sakinlik verir. Tansiyonu düşürür, gece terlemelerini en aza indirir. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. İdrarı arttırır. Kadınlarda dölyatağı kaslarını uyarır. Aybaşı düzensizliklerini ve aşırı sancıları giderir, menopoz dönemi sıkıntılarını azaltır.

 

Kullanım Şekli ve Dozaj:

 

Adaçayının en yaygın kullanım şekli çay olarak tüketmektir. Bitkinin çayını hazırlamak için 20 gr. kurutulmuş adaçayı yaprağı üzerine yaklaşık 1 litre kaynar su eklenerek 15 dakika beklenir.

ACI BAKLA (YAHUDİ BAKLASI)

ACI BAKLA (YAHUDİ BAKLASI)

 

Yahudi baklası ya da termiye olarak da adlandırılan acı bakla; 120 cm’ye kadar büyüyebilen ve salkım halinde çiçekleri olan bir otsu bitki türüdür. Ülkemizde özellikle Akdeniz Bölgesi’nde görülen acı bakla bitkisinin tohumları, hayvan yemi olarak kullanılırken, idrar söktürücü özelliği nedeniyle de şifalıdır. Kanı temizleyen ve özellikle bağırsak hastaları üzerinde olumlu etki yaratan tohumlar, bitkinin çabuk çoğalabilmesi ve birçok alanda hızlıca yetiştirilebilmesi sebebiyle, hayvan yemi olarak da kullanılabilmektir. Rengârenk uzanan çiçekleri ile ilk bakışta fark edilen Yahudi baklası, tarım alanlarında zenginleştirici bir yeşil bitki olarak da kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, özellikle küçük bahçelerde, Yahudi baklası, süs bitkisi olarak da kullanılmaktadır.

 

 

FAYDALARI:

 

Karbonhidrat açısından zengin olan acı bakla, besleyici bir bitkidir. Direnci arttıran özelliği sayesinde hastalıklara karşı korunmayı sağlar.

Şeker hastalığı üzerinde yapıcı etkisi bulunan termiye (acı bakla) bitkisi vücuttaki glikoz oranının dengelenmesine yardımcı olur.

Böbreklere faydalıdır. Böbrek taşı bulunan hastalarda, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Ayrıca acı baklanın faydaları arasında, böbrek iltihaplarına karşı olumlu etki yapma ve iltihabı sökme özelliği de bulunur.

Acı bakla, romatizma ve siyatik ağrılarının iyileşmesi için de kullanılabilen ve kas ya da eklem ağrılarında yapıcı özelliği olduğu bilinen bir bitkidir.

 

 

Kullanım Şekli:

 

Olgun tohumları acı lezzetli ve zehirli bileşikler taşıdıkları için, bunları uzaklaştırmak maksadıyla kaynar suda bir müddet bekletilerek acı tadı geçirilir. Gevşeyen kabuklar soyulup yenilir. Tohumlar kavrulup, değirmende çekilerek toz haline de getirilebilir.

 

Acı ağaç şifalı bitkisi

Acı ağaç şifalı bitkisi;

 

Latince  ismi “quassia amara” olan sedefotugillerden bir bitkidir. Boyu, aşağı yukarı 2-3 metre civarındadır. Kabuklarının üzerinde sarı benek gibi noktalar bulunmaktadır. Sıcak ülkelerde yetişen acı ağaç bitkisinin çiçekleri ise kırmızı renktedirler. Acı ağaç bitkisinin yetiştiği ülkelerde, bu bitkinin yapraklarından yapılmış olan kaplardan su içilirse, kişinin kuvvetleneceğine ve sağlığına bir an önce kavuşacağına inanılır.

 

Acı ağaç şifa bitkisi sıcak iklimlere yerleşen ve oradan ayrılmayan acı ağaç aslında şifa olarak birçok etkili yanı var soğuk bölgelerden hoşlanmayan bir şifa deposudur. Uzmanların araştırmaları sonucunda ortaya çıkan özelliklerinden biri insanlar üzerinde ki etkisi farklı bir boyutta olmanın yanı sıra 1 kaşıklık ölçek ile hastalığa derman oluyor. Sedefotgillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir, ince kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde; acıağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır.
Hekimlikte; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi “quassine” dir. Çok acıdır

 

Acı Ağaç bitkisinin faydaları;

 

Acı ağaç, hazmı kolaylaştırıcı, iştah açıcı ve aynı zamanda ateş düşürücü bir bitkidir. Tükürük bezinin daha sağlıklı çalışmasını sağlar ve kanamaları durdurur. Mide ve bağırsakların da sağlıklı çalışmasını sağlar.

Yapraklarından 1 yemek kaşığı, bir cezve suda, 5 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra süzülerek ayrı bir kaba alınır, limon sıkılır. Yemeklerden bir saat önce bir çay bardağı kadar içilir.

 

ABDEST BOZAN OTU

ABDEST BOZAN OTU

 

Diğer isimleri Pimpinella saxisfrage ve Poterium spinosum olan bu bitki daha çok nemli yerlerde yetiştiği için uygun iklimi Karadeniz iklimidir. Yaklaşık 70 santimetre kadar boy yapabilir, gülgillerdendir. Siyah ve yeşil boya çıkarabilir. Kökü kullanılır ancak oldukça acıdır. Pek çok sağlık sorununda kullanılan faydalı bir bitkidir.

 

 

Abdestbozan otu nelere iyi gelir, faydaları nelerdir?

 

* Öncelikle bağırsak gazlarını giderir.

* İdrar yolu rahatsızlıklarında fayda sağlar.

* Mideyi kuvvetlendirerek, yanmasını engeller.

* Baş ve göğüs ağrılarında ağrı kesici olarak kullanılır.

* Vücuda dinçlik kazandırır.

* Ses kısıklığına ve boğaz ağrılarına karşı gargara olarak kullanılır ayrıca bademcik şişlerini de indirir.

* Burun kanamalarını keser.

* Ağrı kesici özelliği çiğnendiğinde de ortaya çıkabilir. Ağrıya diş üzerinde bir miktar otun çiğnendiğinde ağrıyı hafiflettiği bilinir.

* Cilt sorunlarıyla mücadelede de yardımcı olur. Çillerin temizlenmesinde etkilidir. Ayrıca kökü çıbanların hızlı bir şekilde olgunlaşması için de kullanılabilir.

* Emzirme döneminde olan annelerde süt yapar.

* Boğmaca ve öksürüğe iyi gelen bu bitki balgam söker.

Nasıl kullanılır?

– Taze yeşil yaprakları salatalarda kullanılabilir.

– Yaprakları, kurutulmuş kökü ve yaprakları kaynamış suda demlendirilerek çay olarak tüketilebilir.

– Kurutulmuş hali balla karıştırılarak tüketilebilir (ses kısıklığı vs rahatsızlıklarında).

Ayrıca abdestbozan bitkisi çorbalarda ya da başka yemeklerde baharat olarak kullanılabilmesi için; haziran-ekim ayları arasında taze olarak toplanmalı ve güneş almayan, nemsiz ortamlarda kurutulması gerekir.

 

Abdestbozan Otu Kullanımı

Abdestbozan otunun kökleri sinir otu çayına katılırsa iltihabı keser.
Abdestbozan otunun kökünden yapılan çay birer saat ara ile bir kaşık olmak üzere on iki kaşık içilir.
Abdestbozan otunun taze yeşil yaprakları salatalarda kullanılır.
Ayrıca abdestbozan otunun taze yaprakları haziran-ekim ayları arasında toplanıp güneş almayan ve rutubetsiz yerde kurutulursa çorbalarda baharat olarakta kullanılır.